Kullanıcı Adı:
Parola:

Cevapla  Konu Gönder 
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
09-23-2007 09:12 PM
The PEst.
ฮ ĐΣŊĕďĩм ờŁмλđĮ ้ گڤ
*
Co Admin

Üye No: 62
Mesajlar: 10,934
Rep Gücü: 4675
Cinsiyet: Bay
Nereden: Erzurum
Duyuru
Lütfen Konulara Cevap Yazınız...

Mesaj: #1
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

'Mahallenin namusu'

Bıçkın delikanlı, sokakta yürümektedir. Arkasına basılı yumurta topuk, ince burun ayakkabının kabarasının Arnavut kaldırımlardan yankılanan ritmik sesini bütün mahalleli dinlemektedir.
Beyaz gömleğin üstten dört düğmesi açık, lacivert kruvaze ceket, düşük duran sol omuz üzerinden kayıp yere düşüp düşmemekte kararsızdır. Ceketle aynı kumaştan yapılmış dar yeleğin küçük cebinden Serkisof marka şimendiferli saatin gümüş kösteği, düğme iliklerinden birine asılıdır. Sağ elde has Oltu taşından bir 33'lük tesbih, beş parmağın arasında büyük bir maharetle dolanmaktadır. Saçlar briyantinli ve bıyık özenle burulmuştur. Bütün bu detay arasında asıl önemli ayrıntı 30 santimi geçen İspanyol paçalardır. Ramazan olduğu için kehribar ağızlık ve sigara, iftar saatine kadar yeleğin cebinde durmaktadır. Birden genişleyen ve yürürken sağa sola savrulan paçalar, delikanlının onların mahallesine ait olmadığını anlatmaktadır. Bıçkın delikanlının, ayakkabısının kabarasını vura vura dolaştığı sokaklar Bob Stillerin mahallesidir.

Bob Stiller ise 18 santim paça boyunu geçmeyen pantolonlar giymektedir. Okumuş yazmış, hallice ailelerin çocuklarıdır onlar. Gençlikse gençlik, delikanlılıksa delikanlılık. Biri ustura, diğeri sustalı taşımaktadır. Söz konusu olan "mahallenin namusu" olunca seremoni başlayacaktır. Bıçkın delikanlı diğerine "O paçanı alıp yırtarsam..." diye başlayarak meydan okumaya girişecek ve kozlar paylaşılacaktır. Aslında mesele "mahallenin namusu" değildir; gençler hayata heyecan katmak için vesile aramaktadır. Anlattıklarım, 1940'lı yılların İstanbul'una ait. Biraz büyük şehir âdetleri, biraz mahalle adâbı. Mahallenin kuralları, mahallenin sınırları ve en önemlisi mutlaka korunması gereken bir namusu vardır.

1940'lı yıllara kadar Ankara da benzer âdetleri ve kuralları sürdürür. Aynı yıllarda bir olay, mahallenin namusunu diğer mahalleden değil, çok daha büyük bir güçten devletten gelen bir tehdit ile savunulamaz duruma sokar. Bugünkü Hacettepe Rektörlüğü ve Hastanesi'nin bulunduğu mahallenin kızlarından birine, Harbiyeli bir genç laf atar. Mahallenin delikanlıları toplanıp Harbiyelilerden namus hesabı sorarlar. Akabinde mahalle bütünüyle kamulaştırılır. Mahallelerin de uymak zorunda olduğu daha genel kurallar, geride korunacak bir namus da bırakmaz. Artık delikanlılık ölmüştür. Bob Stillerin mahallesinin sahipleri bu genel kuralları koyanlardır. Aslında kendi mahallelerinin kurallarını, adabını, namusunu ve sınırlarını sadece kendilerine hasrederken tek amaçları kendi mahallelerini korumaktır. Başka mahallelere ise kendi mahallelerini koruyacak kuralları empoze ederler; uymayanları ise istimlâkle tehdit ederler. Artık mahalle sadece Bob Stillerin mahallesidir. Diğer mahallelerin hepsi mahalle vasfını kaybetmiştir. Bob Stillerin aslında bir tek kuralı vardır: Herkes onların mahallesinin kurallarına saygı gösterecek ve uyacak; ama Bob Stiller, dışarıda kalanların hiçbir âdetine değer vermeyecektir.

Bugün şikâyet edilen mahalle baskısı, Bob Stillerin de artık diğer mahallelerin örfüne, adabına saygı göstermelerini beklemekten ibaret. Mahallelerin istimlâki devri artık geride kaldı. Kimsenin kendi kurallarını başkalarına dayatma ayrıcalığı yok artık. Ramazan günü, "bizim mahalledekiler gibi sizin mahalledeki müskiratlı lokantalar neden açık değil" diye hesap sormak, sadece ve sadece saygısızlık anlamına geliyor. Mahalle baskısı, aslında bir mahallenin diğerlerine yaptığı baskının artık sürdürülememesi anlamına geliyor. Toplum özgürleştikçe, demokratikleştikçe başkalarının baskıları da ortadan kalkıyor. İçki içmek ve içmemek özgürlüğü; üstelik Ramazan'da ve benim mahallemde. Hangisi baskı acaba? Mahallesinin namusunu bu baskılara direnerek koruyanlara, artık herkesin saygı göstermesi lâzım. Özellikle saygı görmek isteyenlerin.


23 Eylül 2007, Pazar




• Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır. [M.Kemal Atatürk]

|^^^^^^^^^^^^ ||
| ALAYINA GİDER ___| ||'""|""\__,
| _____________ l | |__|__|___| )
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@) __

Alıntı Yaparak Cevapla
07-19-2008 06:31 PM
BLACK-LEADER
Six Feet Under-TNT
*
Kurucu

Üye No: 33
Mesajlar: 13,960
Rep Gücü: 5050
Cinsiyet: Bay
Nereden: Kahramanmaraş
Duyuru
Lütfen Konulara Cevap Yazınız...

Mesaj: #2
Cvp: MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

paylaşımın için sağol



Ö (lürsem) S (ebebi) S (ensin)



Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla  Konu Gönder 



« Önceki | Sonraki »


Yazdırılabilir Bir Sürümü Görüntüle
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Üye Ol | Bu Konuyu Favorilerime Ekle

Forumlar Arası Geçişi

İletişim - Forumiz - En Üste Dön - Konulara Dön - Arşiv - RSS

Alexa Certified Traffic Ranking for forumiz.net

Yeni Sayfa 1
Uyarı!!! Frmİz isminden de anlaşılacağı üzere bir forum sitesidir ve siteye gönderilen tüm mesajlar onaydan geçmeksizin anında paylaşılmaktadır. Frmİz yönetimi yazılan mesajlardan sorumlu değildir, tüm sorumluluk mesajı yazan kişilere aittir. Yasalara aykırı bulduğunuz mesajları linkleriyle beraber corleon@forumiz.net adresine bildirebilirsiniz. Şikayetiniz en kısa sürede incelemeye alınacaktır.. For English: Please let us know any illegal activity to corleon@forumiz.net